musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Müzikte Dönemler

muzikte-donemler

Müziğin tarihsel serüvenini incelemek bizce en az müzik yapmak kadar keyifli. Özellikle müzisyenlerin, müziğin geleceğini bilmeleri için nereden geldiğine dair de bir fikir sahibi olmaları gerekiyor. Bu nedenle müziğin dönemleri, her müzisyeni yakından ilgilendiriyor. Biz de musiconline blog'un bu haftaki yazısında Müzikte Dönemler'i ele aldık. Keyifli okumalar.

 

Bu önemli ve bir o kadar da ayrıntılı olan konuyu, sonradan başlıkları ile tek tek ele alacağımız için mümkün olduğunca derli toplu incelemek ve sizlere aktarmak istedik.

Her topluluğun kültür, sanat ve müzik anlayışı farklı. Bazılarının yüzlerce, bazılarının binlerce yıllık bir geçmişi var. Fakat genelde “Müzikte Dönemler” denildiğinde, akla ilk gelen, Avrupa’da yeşeren Klasik Batı Müziği'dir.

Bunun sebebi, müziği sınıflandırabilmek ve bir sistematiğe oturtabilmek adına en çok Avrupa müziğinin ön plana çıkarılmasıdır. Yine de bunca çalışmaya rağmen müzik, doğası gereği keskin sınırlarla ayrılamaz. Bir dönemin son yıllarında verilen eserler, aynı zamanda bir sonraki dönemin öncü eserleri olarak da kabul edilebilir.

Elbette belli başlı önemli tarihler olsa da, en doğrusu, müzikte dönemleri değerlendirirken kesin sınırlarla ayrılmış bir çizelge yerine, bir tayf düşünmek.

Müzikte Dönemler Katı

Müzikte Dönemler Tayf

 

Ortaçağ (500 - 1400)

Müzik teorisi 'nin temelini oluşturan notasyon sistemi ve ritim, Ortaçağ döneminde geliştirilmiştir. Bu sistem tam anlamıyla oturana kadar, Ortaçağ müziğinin önemli bir bölümünü doğaçlama müzik oluşturmuştur.

Bu dönemde müzik, ağırlıklı olarak dini törenlerde kullanıldığı için başlangıçta tamamen dini motiflere odaklanan eserler geliştirilmiştir. Dönemin sonlarına doğru ise müzik, din adamlarının tekelinden çıkmış, farklı konuları anlatmak için kullanılmaya başlanmıştır. Konulardaki çeşitlilik, teknik anlamda da yaşanmış ve tek sesli müzik, zamanla yerini önce çift sesliliğe, ardından çok sesliliğe bırakmıştır.

 

Rönesans (1400-1600)

Rönesans, hümanist düşüncenin ışığında şekillenmiş bir dönemdir ve tüm sanat dalları gibi müzikte de büyük bir sıçrama yaşanmıştır. Matbaanın 1439’da icat edilmesi sayesinde, yazılı eserlerin basımı ve dağıtımı kolaylaşmış, bu sayede müzik eserlerinin notaları daha geniş kitlelerce ulaşılabilir olmuştur.

Rönesans müziği kendi içinde üç döneme ayrılmaktadır. 1400-1470 aralığını ifade eden ilk dönem, geçiş dönemi olarak da kabul edilmektedir ve bu yıllarda İngiliz besteciler ön plana çıkmıştır. 1470-1530 boyuncaki ikinci dönemde ise, matbaa sayesinde müzik eserleri Avrupa’nın geri kalanına hızla yayılmış ve Hollandalı müzisyenler bu fırsatı iyi değerlendirmiştir.

Johannes Ockeghem ve Jacob Obrecht birçok kanon üretmiş ve çok sesli müziğin yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.

 

Barok (1600-1760)

Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Jean-Baptiste Lully ve daha birçok önemli besteci bu dönemi temsil etmektedir. Barok, müziğin en zengin ve kompleks formunun sahne aldığı dönem olarak kabul edilebilir.

Opera, kantat, oratoryo, konçerto ve sonat gibi kavramlar bu Barok dönemde ortaya atılmıştır. Müzisyenler farklı enstrüman çalma teknikleri geliştirmiştir.

Ayrıca kontrbas ve viyolonsel(cello) gibi bas seslerde yıldızlaşan enstrümanlara yeni eserlerde daha çok yer verilmiştir.

 

Klasik (1730-1820)

Klasik dönemde bestelenen eserler, Barok döneme kıyasla, sade yapılarıyla ön plana çıkmıştır. Klavsen yerini piyanoya bırakmış ve sözsüz müzik, dönemin müzisyenleri tarafından el üstünde tutulmuştur.

Bu dönemin önde gelen bestecileri arasında;  Wolfgang Amadeus Mozart , Johann Sebastian Bach ve Joseph Haydn gibi birbirinden değerli isimler bulunmaktadır. Bu isimleri müzik tarzları dışında birbirlerine bağlayan bir ortak nokta, müzikal kariyerlerinin önemli bir kısmını Viyana’da sürdürmüş olmalarıdır.

Klasik müzik, temel taşları berraklık, sadelik ve düzen olan Klasisizm akımından etkilenmiştir. Bu nedenledir ki bu dönemde verilen eserlerin çoğu tek bir melodiye eşlik eden akorlar ile oluşturulmuştur.

Klasik dönemle özdeşleşen kavramlardan biri de oda müziğidir. Her ne kadar oda müziğinin varlığı, farklı formları düşünülünce, ortaçağa kadar dayandırılabilir olsa da, modern anlamda oda müziğinin temellerini Joseph Haydn atmıştır.

 

Romantik (1780-1910)

Duyguların yoğun bir şekilde aktarıldığı Romantik dönemde özellikle Alman sanatçıların yıldızı parlamıştır. Romantizmin Alman temsilcilerinden bazıları Robert Schumann, Johannes Brahms ve Ludwig van Beethoven’dir.

Beethoven, kimi müzikologlar tarafından Klasik dönem sanatçısı olarak da görülmektedir. Bunun sebebi, Beethoven’ın iki dönemin temasını da yansıtan çok sayıda eser yazmış olmasıdır.

Romantik dönemde kahramanlık, vatanseverlik, aşk ve doğa gibi kavramlar büyük bir coşkuyla, dramatik bir üslupla işlenmiştir. İnsanlık ve sosyal düzen hakkındaki görüşleri oldukça talihsiz olsa da, birbirinden güzel operaları ile Richard Strauss da Romantik müziğin etkili isimlerindendir.

 

20.yy (1900-2000)

Çağdaş Dönem olarak nitelenen bu dönemde hayatımıza giren taş plaklar ve radyo yayınları, müziğin hemen hemen herkes tarafından ulaşılabilir bir ürün olmasını sağlamıştır. Müzik dağıtımı daha kolay bir hal almış ve müzisyen olmak isteyenler, önceki dönemlere kıyasla çok daha geniş imkanlara sahip olmuştur.

Jazz, rock ve hip-hop gibi farklı müzik türleri bu yüzyılda ortaya çıkmıştır. Her alanda etkisini gösteren elektronik devrim, müziğin üretim tekniklerinde de aktif bir rol oynamıştır ve hem müzik yapma araçları , hem kayıt teknikleri hem de müzikten para kazanma yöntemlerinde görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir değişiklik yaratmıştır.

Teknolojik gelişmeler sayesinde synthesizer ve davul makinaları müzikte gittikçe daha aktif bir rol oynamaya başlamış ve bu dönemin sonlarına doğru elektronik müziğin temeli atılmıştır.

Özet olarak; her dönem, ayrı bir öneme sahip ve birbirinden değerli isimleri barındırıyor. Müziğin tarihine kısaca baktığımızda gördüğümüz bir gerçek var ki, müzik her geçen gün daha çok insan tarafından daha kolay ulaşılabilir ve üretilebilir hale geliyor.

Özellikle internet, online müzik derslerinin önünü açması sebebiyle bunda büyük bir pay sahibi. Artık müzik öğrenmek veya müzikte başarılı olmak için bir yerlere koşturmanız gerekmiyor.

Online müzik derslerine hemen, şimdi başlamak mümkün ve musiconline size bir tık kadar yakın!

Bilgi paylaştıkça çoğalır!