musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Romantizmin Alman Temsilcileri

romantizmin-alman-temsilcileri

Romantizm, tatlı jestler ve güzel sözlerin dışında bir anlama da sahiptir! Aynı zamanda sanatsal ve edebi bir düşünce tarzını ifade eden bu akım her coğrafya ve kültürde farklı şekilde kendisini göstermiştir.

Bu gözüktüğünden çok daha derin ve kapsamlı bir konu fakat musiconline olarak bu yazımızda, sadece romantik dönemin alman bestecilerine odaklanacağız.

    • Ludwig van Beethoven

Hepimizin bildiği Beethoven, hem klasik müzik hem de Romantik Dönem için önemli bir figürdür. O’nu özel kılan, müzik hayatı boyunca hem klasik hem de romantik tarzda eserler vermiş olmasıdır. Sağır olması büyük dehasına engel olamamıştır ve Beethoven en sevilen eserlerini duyma yetisinden yoksun olduğu dönemde bestelemiştir.

    • Johannes Brahms

Beethoven’dan hemen sonra dünyaya gelmiş olması Brahms için hem şans hem de bir şanssızlık olmuştur.

Duyduğu büyük hayranlık ve hürmetten ötürü Beethoven kendisi için büyük bir ilham kaynağıdır. Geleneksel Macar müziğine olan ilgisiyle romantizmi harmanlayan Brahms, klasik müzik ile ilgilenen herkesin en az bir kez duyduğu meşhur Macar Dansları’nı bestelemiştir. Fakat çoğu yaratıcı zihin gibi Brahms da kendisine gereğinden fazla yüklenmiş, “Asla Beethoven’ınkiler kadar iyi olamayacakları düşüncesi”yle çalışmalarına karşı bir tatminsizlik geliştirmiştir.

    • Franz Liszt

Liszt Macar bir besteci olsa da, Almanya’da hatırı sayılır bir vakit geçirmiştir ve ana dili Almancadır. Lizst, 20. Yüzyılın empresyonist müziğinin temellerini atmış ve “disonant” tarzı ile dikkat çekmiştir. Uzun lafın kısası, Lizst kalıplara bağlı kalmamış ve yenilikçi bir tarz benimsemiştir.

    • Robert Schumann

Alman besteci, müzisyen kimliğinin yanı sıra döneminde nüfuz sahibi bir müzik eleştirmenidir. Genç yaşta eşini kaybeden ve karşılaştığı bir çok trajediye rağmen çalışma şevkini yitirmeyen Schumann, genç yetenekleri keşfetmesiyle de tanınmıştır.

Schumann’ın yeteneklerine güvenerek destek verdiği ve gelişimlerine göz ardı edilemeyecek şekilde katkıda bulunduğu en büyük iki isim Frederic Chopin ve Johannes Brahms’tır.

    • Richard Wagner

Toplum ve insanlık konusundaki düşünceleri tartışma konusu yaratsa da, Wagner’in müziği ve operaları ilk dinleyişte kendisine hayran bırakacak güzelliktedir. Kahramanlar, cesur kadınlar, kudretli hikayeler ve Avrupai idealler… 19.yüzyıl’da kimse bu temaları Wagner kadar duygusal ve canlı işlememiştir.

Bilgi paylaştıkça çoğalır!