musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Kadın Müzisyenler

kadin-muzisyenler

Bizim için müzikte ayrım yok. Fakat Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile tanınmış yerli ve yabancı kadın müzisyenlere bir parantez açmak istedik.

Kadınlar 11. yy’dan beri müzikte üretici konumunda yer almaktadır. Kulağa bir hayli eski gibi gelse de kadınların müzikteki yükselişi insanlık tarihi göz önünde bulundurulduğunda bir hayli yenidir.

Bu durumun temel sebebi olarak, müziğe verilen önemin arttığı Ortaçağ ve Klasik Dönem Avrupasında, kadına toplumun geneli tarafından biçilen rol ve yüklenen sorumluluklar görülebilir. Geniş kitleler tarafından dinlenmesi adına Fanny Mendelssohn ve Clara Schumann gibi istisnai isimler çıkmış olsa da kadın müzisyenler, hak ettikleri değeri 19. ve 20. yüzyılda yeni yeni bulmaya başlamışlardır.

Gelin geçmişten günümüze adından sıkça söz ettiren bazı Türk ve yabancı kadın müzisyenlerin yer aldığı listemize bir göz gezdirelim.

    • Fanny Mendelssohn: (1805-1847)

Fanny, Romantizmin Alman temsilcilerinden Felix Mendelssohn’un kardeşidir ve piyano için bir çok parça yazmıştır. Çoğu çalışması enstrümantal olan Fanny Mendelssohn’un toplamda 460 esere imza attığı belirtilmektedir.

    • Clara Schumann: (1819-1896)

Romantik Dönemin önde gelen bestecileri arasında yer alan Clara Schumann Almanya’nın Leipzig kentinde dünyaya gelmiştir. Kendisi gibi bir müzisyen olan ve aynı zamanda döneminin önde gelen müzik eleştirmenlerinden kabul edilen Robert Schumann’ın eşidir.

    • Amy Beach: (1867-1944)

Listemizin ilk iki sırasındaki isimlere kıyasla günümüze çok daha yakın olan Amy Beach, Amerika’nın “ilk büyük kadın bestecisi” olarak kabul edilmektedir. Beach, Avrupa ekolünden yardım almamasına rağmen kayda değer işlere imza atmasıyla kendi döneminde büyük takdir kazanmıştır. Bestelemis olduğu “Gaelic Symphony”, 1896 yılında Boston Senfoni Orkestrası tarafından sahnelenmiştir.

    • Janis Joplin: (1943-1970)

Janis Lyn Joplin, rock veya soul müzik denince akla gelen ilk isimlerdendir. Bugün Woodstock ‘69 performansı hala severek dinlenen Joplin, 27 yıllık kısa hayatına bir çok güzel parça sığdırmıştır.

    • Whitney Houston: (1963-2012)

Şarkıcı ve aktris kimliğinin yanı sıra, Whitney Houston aynı zamanda bir Guinness rekortmenidir! Tüm zamanların en çok ödül kazanan kadın sanatçısı olan Houston, ayrıca tüm zamanların en çok dinlenen sanatçıları arasında da yer almaktadır. 2012’de aramızdan ayrılan Houston, ardında 14 albüm, sayısız tekli çalışma ve milyonlarca seven bırakmıştır.

    • Anne-Sophie Mutter: (1963-)

Başarılı bir keman sanatçısı olan Mutter, aynı zamanda 5 yaşında piyano eğitimi almaya başlamıştır. 13 yaşında Herbert von Karajan tarafından Berlin Filarmoni Orkestrası ile çalmak üzere davet edilen Mutter, sayısız müzik ödülüne sahiptir.

    • Amy Winehouse: (1983-2011)

Günümüz müziğinin önemli figürlerinden olan Winehouse, 14 yaşında aldığı gitarı ile bir çok şarkı bestelemiştir. “Frank” ve “Back to Black” albümleri ile büyük bir çıkış yakalamış fakat genç yaşta hayatını kaybetmiştir.

    • Semiha Berksoy: (1910 - 2004)

Sadece bir müzisyen değil aynı zamanda bir ressam da olan Semiha Berksoy, sanat eğitimine İstanbul Konservatuvarı’nda başlamıştır. Daha sonra devletten aldığı burs ile Berlin’e, Devlet Yüksek Müzik Akademisi’ne gitmiş ve opera eğitimi almıştır. Berksoy, Richard Strauss’un “Ariadne auf Naxos” adlı operasında Ariadne karakterini canlandırmış ve “Avrupa’da sahne alan ilk Türk opera sanatçısı” olmuştur.

    • Safiye Ayla: (1917-1998)

Klasik Türk müziğinin önemli isimlerinden olan Ayla, 500’ün üzerinde kayda imza atmıştır. Müzeyyen Senar ve Hamiyet Yüceses ile birlikte Türk müziğinin “Üç Dev Çınarı” olarak anılmaktadır. Ayrıca Safiye Ayla’nın, Mustafa Kemal Atatürk’ün dinlemekten en çok keyif aldığı sanatçılar arasında yer aldığı belirtilmiştir.

    • Müzeyyen Senar: (1918-2015)

“Üç Dev Çınar”ın bir diğer ismi olan Müzeyyen Senar, müzik kariyerine 1931 yılında Anadolu Musiki Cemiyeti ile başlamıştır. Kemençe virtüözü Kemal Niyazi Seyhun ve ud sanatçısı Hayriye’den aldığı eğitim ile TRT’nin yolunu tutmuş ve kısa sürede yeteneğini ispatlamıştır. 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanını alan Senar, 2006 yılına kadar konserlerine devam etmiş ve müziğin içinde yer almıştır. Türk müziğinin dev çınarı, 2015 yılında aramızdan ayrılmıştır.

    • Leyla Gencer: (1928-2008)

Polonyalı bir anne ve Türk bir babanın biricik kızı olarak dünyaya gelen Leyla Gencer, hayatını büyük bir bölümünü İtalya’da geçirmiştir. İstanbul Konservatuarı’nda başladığı müzik eğitimini Ankara’daki özel öğretmeni Giannina Arangi-Lombardi ile çalışmak üzere bırakmış ve 16 yaşına kadar devlet korosunda yer almıştır. Üstün performansı ile kısa zamanda dikkatleri üstüne çeken sanatçı, 1953’ten itibaren 1982’ye kadar dünyanın farklı şehirlerinde konserlerine devam etmiştir. 2008 yılında vefat eden Gencer’in külleri, vasiyeti üzerine Fazıl Say tarafından İstanbul Boğazı’na savrulmuştur.

    • Ayla Erduran: (1934-)

İstanbullu bir keman sanatçısı olan Ayla Erduran, küçük yaşlarda başladığı müzik eğitimi boyunca çok önemli isimlerle çalışma fırsatı bulmuştur. İlk resitalini 10 yaşında veren Erduran, müzik eğitimi için 1946-51 yılları arasında Paris Uluslararası Konservatuarı’nda eğitim görmüş mezuniyetinden sonra ise Ivan Galamian ve Zino Francescatti ile çalışmak üzere ABD’ye yerleşmiştir. Dünyanın pek çok yerinde konserler veren ve müziğini dünyaya duyuran Erduran, 1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ünvanını almıştır.

    • Şefika Kutluer: (1961 -)

Devlet Sanatçısı ünvanına sahip bir başka Türk müzisyen Şefika Kutluer, müzik yeteneğinin erken yaşta fark edilmesi üzerine müzik eğitimine Ankara Devlet Konservatuarı'nda başlamıştır. Önce piyano eğitimi alan Kutluer, ilerleyen yıllarda flüte geçmiş ve bu enstrümanda virtüözlüğe kadar ilerlemiştir. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın birbirinden değerli müzisyenleri ile sayısız çalışmaya imza atmış olan Kutluer’e 'Sihirli Flüt' lakabı verilmiştir.

Bilgi paylaştıkça çoğalır!

Bu yazılarımız da ilginizi çekebilir;