musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Absolut Kulak Nedir?

absolut-kulak-nedir

Bir müziği ya da kuş sesini duyar duymaz notasını anlayabilmek kulağa muhteşem geliyor değil mi? Absolut kulağı olan bireyler doğuştan bu yeteneğe sahip. musiconline olarak bu yazımızda; absolut kulak nedir, hayatımıza ne gibi etkileri vardır gibi soruların cevaplarını sizlerle paylaşıyoruz.

Absolut kulak diğer bir deyişle mutlak kulak çok az kişide bulunan, doğuştan gelen bir özellik. Bu özelliğe sahip bir bireyler, sesleri kulakla değil beyin ile algılıyor.

Aslına bakarsanız, çoğumuz benzer müzikal yeteneklere sahibiz. Arkansas Üniversitesi Müzik Kavrama Laboratuvarı Direktörü Elizabeth Hellmuth Margulis’e göre mutlak kulak 10.000 insandan birinde bulunuyor ancak bir geri kalan 9.999 kişi de absolut kulağa benzer özellikler taşıyor.

Absolut kulağa sahip kişi, seslerin birbirine olan uyumuna ve aralıklara bakarak, aralarındaki detonasyonu anlayabilir. Senfonik eserlerdeki solo enstrümanların entonasyon(ses uyumu) problemi yaşaması bile, bu kişileri rahatsız edebiliyor. Bu nedenle absolut kulak, bir dinleyici için pek de avantajlı bir durum olmayabilir.

Bazı nörolojik araştırmalar gösteriyor ki, mutlak kulağa sahip olmak müzik dinlemeye ve beste yapmaya da engel olabiliyor. Çünkü mutlak kulak, göreceli kulağımızın dikkatini toplamasına izin vermiyor.

Mutlak kulağa sahip müzisyenler ise, mesleki açıdan avantajlı diyebiliriz. Gelin, ürettikleri eserlerde kuşkusuz bu özelliğin de etkisi olan bu müzisyenlerden birkaç ünlü isme bir göz atalım.

Michael Jackson, 2009 yılında bir şarkı kaydında, 5 dakikalık bir şarkı için 3 saat ısınma yapmaktan rahatsız olduğunu bildirmiş.

Florence Henderson, mükemmel şarkı söyleme yeteneğinden dolayı üniversite bursu almış ve New York'taki Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisine katılmış.

Wolfgang Amadeus Mozart, henüz üç yaşındayken kendisinden beş yaş büyük olan kız kardeşi Maria Anna'nın çaldığı klavsen parçalarını belleğine yerleştirip kendi kendine çalmaya başlamış.

Ludwig van Beethoven, 5 yaşından itibaren yoğun müzik dersleri almaya başlamış.

Jimi Hendrix, gitarı ilk öğrenmeye başladığında akord cihazı olmasa da rahatlıkla doğru akorları bulup gitarını akort edebilmiş.

Sonuç olarak, mutlak kulak kusursuz, muhteşem eserlerin ortaya çıkmasında büyük etki gösterse bile toplumun sandığının aksine günlük yaşam baz alındığında, o kadar da müstesna bir özellik değil. Buzdolabının çalışırken çıkardığı sesin notasını duymak ve söylemek arkadaş ortamında oldukça havalı olsa da müzikal kompozisyon söz konusu olduğunda biraz can sıkıcı olabiliyor. Bir müzisyen, Mozart veya Beethoven gibi bir mutlak kulağa sahip olmasa da tarihte iz bırakacak eserler üretebilir. Oliver Sacks’in de belirttiği üzere, R.Wagner de R.Schumann da mutlak kulağa sahip değillerdi, ama yine mükemmel eserler icra ettiler.

Siz de müzik kulağınızı geliştirmek hatta kendi eserlerinizi üretmek isterseniz musiconline’ın hizmetlerinden faydalanabilir, bir tık uzağınızdaki eğitmenlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Yazımızı beğendiyseniz paylaşmayı, yeni blog yazılarımızdan haberdar olmak için de bültenimize abone olmayı unutmayın :)

Müzikle kalın.

Bilgi paylaştıkça çoğalır!