musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Türk Halk Müziği

turk-halk-muzigi

Zaman geçtikçe büyüsü bozulmayan, hiç eskimeyen bir müzik türü: Türk Halk Müziği. musiconline olarak bu haftaki yazımızda radyo ve televizyonlarda sık sık denk geldiğimiz, ülkemize özgü, eşsiz nağmeleriyle kulakların pasını silen Türk Halk Müziği türünü sizler için araştırdık, en güzel örneklerini de sizlerin beğenisine sunduk.

Halk Müziği nedir?

Halk Müziği, toplumların hayatından kaynaklanan duygu, düşünce ve beğenilerini işleyerek dile getiren, ait oldukları toplumun kültürünü yansıtan sözlü ve sözsüz ezgilerdir. İlk topluluklardan günümüze kadar, her toplum kendisine has bir müziğe sahip olmuştur. Zamanla tonları, sözleri, söyleyenleri değişse bile izlerini hala görmekteyiz.

Türk Halk Müziği, sıkça Türk Sanat Müziği ile karıştırılmaktadır. Türk Halk Müziği, Türkiye’nin çeşitli yörelerinde farklı ağızlar ve formlarda söylenen Türkçe yöresel etnik müziklerin tümüdür. Yapısal olarak folklorun bir parçasıdır ve anonimdir. Türk Sanat Müziği ise makamlı bir Türk müzik türüdür. Klasik Türk müziği, Klasik Batı müziği ve Hint müziği ile beraber dünya üzerinde süreklilik ve gelenek oluşturma bakımından mevcut birkaç klasik müzik türünden biri olarak kabul edilir. Türk Sanat Müziği ile Klasik Türk Müziği birbirine yakın kavramlar olmakla birlikte; ‘Klasik Türk müziği’, tarihi anlayış ve geleneği temsil ederken, Batı müzik terminolojisinden ödünç alınmış ‘sanat müziği’ kavramı ise daha çok bu musıkînin Cumhuriyet döneminde aldığı modern bir biçimi ifade eder.

Türk Sanat Müziği, Hint ve Batı müziklerinden etkilenmiştir. Osmanlı zamanında yüksek zümre tarafından yapılan ve dinlenen bir müziktir. Fakat Türk Halk Müziği yabancı unsurlardan etkilenmemiş ve sade halk tarafından söylenen şarkılardır. Türk Sanat Müziği ile Türk Halk Müziğinin benzer birkaç makam dışında hiçbir ilgisi yoktur. Türk Halk Müziği, Türkler’in Orta Asya kültüründen gelir. Değişim kopuz ile bağlama arasındaki fark kadardır.

Halk müziğinin karakteristik özelliği anonim olmasıdır. Ezgilerin ‘anonim’ özellik taşıması, halk içinden gelen yaratıcılığın kuşaktan kuşağa aktarılması yoluyla geleneğin sürdürülmesi anlamını taşımaktadır.

Cumhuriyet ile birlikte benimsenen resmi müzik politikası, halk ezgilerini, yaratılacak Çağdaş Türk Müziği’nin ana kaynağı olarak kabul etmiştir. Bu amaçla yurt çapında derleme gezileri düzenlenmiş, notaların saptanıp arşivlenmesi çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Türk Halk müziği, gerçekten çok güzel, duygu yüklü ve önemli ezgilere sahiptir. Kendinizi geliştirebilmek, istediğiniz zaman rahatlayabilmek, eğlenmek istediğiniz zaman bunu doruklarında yaşamak, duyguları aktarmak istediğinde bu kanal ile aktarmak, iletişim kurmak ve yaşamak için her insanın Türk Halk müziği dinlemesine, en azından bilmesine gerek vardır.

  • 1936 yılında kurulan Ankara Devlet Konservatuarı, halk müziği çalışmalarını tümüyle üstlenmiş; 1952’ye kadar her yıl düzenli olarak yapılan çalışmalarda 10.000 melodi, notaya alınarak arşivlenmiştir.
  • 1937 yılında başlayan Devlet Radyosu yayınları, halk müziğini canlandıran bir başka etken olmuştur. Sadi Yaver Ataman, Tamburacı Osman Pehlivan, Servet Coşkunses ve Muzaffer Sarısözen gibi sanatçıların radyodaki otantik halk müziği programları yoğun ilgi görmüştür.
  • Çalışmalarını radyo dışında yürüten Ruhi Su, 1960’lardan başlayarak halk müziğinin yeniden yorumlanmasına öncülük etmiştir.
  • 1975 sonrasında Zülfü Livaneli ve Arif Sağ bağlama düzeni ve diğer sazların kullanımına getirdikleri yorumlarla, halk müziğinin çağdaş bir nitelik kazanmasına katkıda bulunmuşlardır. Nitekim son yıllarda Türk Halk müziği ülkede en fazla dinlenilen müzik türleri arasına girmiştir. Bunda radyo ve televizyonun yaygınlaştırıcı etkisi yanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Devlet Türk Halk Müziği Koroları çalışmalarının da payı büyüktür.
  • İlki 1986 yılında Ankara’da olmak üzere Sivas ve Şanlıurfa’da da Devlet Türk Halk Müziği Koroları kurulmuş ve halk müziğinin hem anonim karakterdeki geleneksel formlarında hem de beste türünde tek sesli ve çok sesli uygulamalarla başarılı icralar sergilemişlerdir.

Neriman Altındağ, Nida Tüfekçi, Mehmet Özbek, Mükerrem Kemertaş, Bedia Akartürk, Hale Gür, Musa Eroğlu, Neşet Ertaş, Belkıs Akkale ve Mahsuni Şerif, besteleri, derlemeleri ve icraları ile Türk Halk müziğinin önde gelen sanatçılarından bazılarıdır. Bağlama ailesi sazlar başta olmak üzere, kaval, tar, kemençe, çifte, mey, zurna, davul, tulum belli başlı halk müziği çalgılarıdır. Türk Halk müziğinin sahip olduğu müzisyenler, gerçekten sadece müzisyen değil, gerçekçi, duygu yüklü ve geleceğe dair çok fazla şey yapmış kişileri barındırır.

Farklı müzik türleri hakkında daha çok bilgi sahibi olmak isterseniz musiconline’a üye olabilir ve bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Müzikle kalın!

Bilgi paylaştıkça çoğalır!