musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Kadın Müzisyenler - 2

kadin-muzisyenler-2

Bu hafta musiconline olarak, artık bir gelenek haline gelen; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırladığımız Kadın Müzisyenler yazısı serimizin ikincisiyle karşınızdayız. Müzik dünyasına yetenekleriyle damga vurmuş, başarıları müzik tarihine altın harflerle kazınmış, yerli ve yabancı kadın sanatçıları sizler için derledik.

Müzik tarihine baktığımızda, bazı kadın bestecilerin, eserlerini takma bir erkek ismiyle yayınlamak zorunda kaldıkları bir dönemden geliyoruz. Her alanda olduğu gibi müzik alanında da kadınlar, toplum baskısı ve kuralları nedeniyle isimlerini çok sonradan duyurabilmişlerdir. Halbuki geçmişten günümüze, eserleri kuşaktan kuşağa aktarılmış, müziğini dünyaya duyurmuş kadın müzisyenleri sıralamak istersek bu liste uzaar gider. :) O yüzden biz de sizlere yaşadıkları dönemlerde bir hayli popüler olan kadın sanatçılardan günümüzün müzik listelerini alt üst eden kadın sanatçılara kadar uzanan bir liste hazırladık. :) Keyifli okumalar!

1- Francesca Caccini
17. yüzyılın en bilinen isimlerinden biri olan Francesca Caccini, 1587-1640 yılları arasında İtalya’nın Floransa şehrinde yaşamıştır. Babası Giulio Caccini dönemin ünlü bestecilerinden birisidir. 1600’de Palazzo Pitti’de babasının bestelediği Jacopo Peri’nin Euridice Operası'nda sahne alan Francesca, şarkıcılığıyla herkesi büyülemiştir. Öncelikle sesiyle, ardından da besteleriyle kendini kabul ettiren besteci, babasının önüne geçerek ismini duyurmuştur. Beş opera besteleyen Francesca Caccini’nin sadece, İtalya dışında sahnelenen ilk İtalyan operası olma özelliğini de taşıyan ‘La liberazione di Ruggiero dall'isola d'Alcina’ adlı operası günümüze ulaşmıştır.

2-Suna Kan
Ünlü Türk keman virtüözü Suna Kan, 1936 yılında Adana’da doğmuştur. Babası Nuri Kan, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası viyola sanatçısıdır. Suna Kan, 5 yaşında babasından keman dersleri almaya başlamış daha sonra da aile dostları Hulusi Karsel’den keman dersleri almıştır. Ankara Devlet Konservatuarı sınavlarını kazanan Kan, Avusturyalı eğitimci Walter Gerhardt ile başladığı temel keman öğrenimini İzzet Nezih Albayrak ve Gilbert Back ile sürdürmüştür. İlk resitalini 10 yaşındayken Ankara Devlet Konservatuvarı'nın konser salonunda Mozart’ın No:5 Keman Konçertosu’nu çalarak veren Kan, yeteneğiyle devrin önemli isimleri tarafından ‘Harika Çocuk’ olarak anılmış ve o dönemde çıkarılan bir kanunla daha iyi bir eğitim almak için Avrupa’ya gönderilmiş, eğitimine Paris Konservatuvarı’nda devam etmiştir. Uluslararası müzik yarışmalarında çeşitli ödüller kazanan Suna Kan, 1971'de Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüştür.

3- İdil Biret
1941 yılında Ankara’da doğan İdil Biret, piyano eğitimine 5 yaşında Mithat Fenmen ile başlamıştır. Tıpkı Suna Kan gibi, ‘Harika Çocuk’ kanunuyla sekiz yaşında Fransa'ya gönderilen Biret, büyük Fransız müzisyeni Nadia Boulanger'nin gözetiminde Paris Konservatuvarı’nda okuyarak on beş yaşında birincilikle mezun olmuştur. Daha sonra, 20. yy’ın en büyük piyanistlerinden Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff ile çalışan piyanist, 16 yaşından itibaren Boston Senfoni, Leningrad Filarmoni, Londra Senfoni, Sydney Senfoni, Dresden Filarmoni gibi dünyanın büyük orkestraları ve Leinsdorf, Monteux, Keilberth, Scherchen gibi büyük şefleri ile beş kıtayı kapsayan iki bine yakın konser vermiş ve birçok festivale katılmıştır.

4- Güher-Süher Pekinel
1953 yılında İstanbul'da doğan ikiz kardeşler, dünyanın en iyi piyano ikililerinden biri olarak kabul edilirler. Pekinel kardeşler, ilk müzik eğitimlerini profesyonel piyanist olan annelerinden almış ve küçük yaşta Ferdi Statzer'in öğrencisi olmuşlardır. İkili 6 yaşında, devrin Cumhurbaşkanı huzurunda verdikleri konser ile ilk kez seyirci karşısına çıkmıştır. Pekinel kardeşler, 1984'de Herbert Von Karajan tarafından keşfedilmiş ve bunu takiben Salzburg Festivali'ne davet edilmişlerdir. İki sanatçı, o zamandan beri kariyerlerine dünya çapında devam etmektedir. Berlin Filarmoni, Los Angeles Filarmoni, New York Filarmoni, İsrail Filarmoni, Concertgebouw Amsterdam, İngiliz Oda Orkestrası, RAI Milano ve Orchestre de le Suisse Romande gibi ünlü orkestralarla birlikte çalan Güher-Süher Pekinel ikilisi, uzun resital turneleri sırasında Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya'nın müzik merkezlerinde de konserler vermiştir.

5- Anne Dudley
1956 doğumlu olan İngiliz besteci ve piyanist Anne Dudley, 1983’de Art of Noise isimli avangard synth-pop grubunu kurmuştur. 1998 yılında ‘The Full Monty’ filminin müzikleriyle Akademi Ödülü kazanmış, 2001'de BBC Concert Orchestra'nın bestecisi olmuştur. Frankie Goes to Hollywood, Seal, Marc Almond, Rod Stewart, Robbie Williams ve Siphiwo ile çalışan Dudley, ‘American History X’, ‘Black Book’, ‘The Crying Game’, ‘Tristan & Isolde’ gibi birçok filmin müziklerini yapmış, ‘Peter Gunn’, ‘Crime Traveller’, ‘The Key’ ve ‘Trial and Retribution’ ile Grammy ödülü kazanmıştır.

6- Sia
1975 yılında Avustralya’da dünyaya gelen Sia Kate Isobelle Furler, müzisyen bir baba ve sanat öğretmeni bir annenin tek çocuğudur ve küçüklüğünden beri sanatın içinde yer almıştır. 1993 yılında lisedeyken acid jazz yapan ilk grubu Crisp’i kurmuş, grup 1997’de dağılınca da kendi solo albümü Only See’yi hazırlayıp piyasaya sürmüştür fakat ilk albümü sadece 1200 kopya satmıştır. Bir süre İngiliz grup Zero 7 ile Londra’da çalışan ve albümler yapan Sia’nın ‘Don’t Bring Me Down’, ‘Breathe Me’, ‘Where I Belong’ ve ‘Numb’ şarkılarının olduğu ikinci albümü Colour the Small One, ona başarıyı getiren albüm olmuştur. Özellikle, ‘Breath me’ şarkısı HBO’nun Six Feet Under dizisinde soundtrack olarak kullanıldıktan sonra ismini dünyaya duyuran şarkıcı, Christina Aguilera ve Cher başta olmak üzere birçok ünlü isimle alışmış ve onlar için şarkılar yazmıştır.

7- Hilary Hahn
1979 Amerika doğumlu Hilary Hahn, keman eğitimine 3 yaşındayken Peabody Enstitüsü'nde başlamıştır. 10 yaşına geldiğinde Philadelphia'daki Curtis Müzik Enstitüsü’ne kabul edilen Hahn, 1991'de Baltimore Senfoni Orkestrası ile ilk kez sahne almış ilk müzik anlaşmasını 1996'da Sony Müzik'le yapmıştır. Time dergisine göre Amerika’nın en iyi genç klasikçisi, Avrupalı eleştirmenlere göre de yüzyılda bir rastlanan yetenek olarak tanımlanan ünlü virtüöz, Billboard listelerine girmiş, Grammy’ye aday gösterilmiş ve uluslararası dört önemli ödül almıştır.

8- Lindsey Stirling
1986 yılında California’da doğan Lindsey Stirling, 6 yaşında keman dersleri almaya başlamış, 12 yıllık klasik müzik eğitiminin ardından 16 yaşına geldiğinde arkadaşları ile bir rock grubuna katılmıştır. Grup çalışmalarından sonra, kemanla rock’ı birleştirdiği bir şarkı yazmış ve bu sayede Ulusal Jr Miss Pageant yetenek kategorisinde başarı sağlamıştır. 2010 yılında Amerika’da yapılan ‘America's Got Talent’ programının 5. sezonunda birinci olan Stirling, countryden hip-hop’a kadar birçok eseri performans halinde sunmuş ve izleyicilerin büyük beğenisini kazanmıştır.

9- Adele
Adele Laurie Blue Adkins, 5 Mayıs 1988'de genç ve bekar bir annenin kızı olarak Londra'da dünyaya gelmiştir. 2009 yılındaki röportajında ‘Ailem Türk, İspanyol ve İngiliz asıllı… Ben babamdan dolayı yarı Galli’yim’ diyen ve küçük yaşta Etta James ve Ella Fitzgerald’ın müzikleriyle tanışan müzisyen; mezunlar listesinde Amy Winehouse, Katie Melua, Leona Lewis ve Kate Nash gibi ünlülerin okulu The Brit School’u bitirmiştir. Sanatçının ilk kaydı ‘Hometown Glory’, 22 Ekim 2007’de yayımlanmış; 2004’te açtığı Myspace sayfası sayesinde zaten belli bir hayran kitlesi edinmiş ve plak şirketlerinin ilgisini çekmiştir. 21 yaşında kazandığı 2 Grammy ödülü ile adını dünyaya duyuran Adele'in 2011 yılının Ocak ayında yayınladığı albümü '21', Billboard dergisinin Top 5 listesinde 39 hafta kalarak Michael Jackson'ın 'Bad' albümünün rekorunu kırmıştır.

10- Billie Eilish
Son günlerde adını sıkça duyduğumuz genç sanatçı Billie Eilish Pirate Baird O'Connell, Aralık 2001’de Los Angeles’ta dünyaya gelmiştir. Oyuncu ve müzisyen bir aileye sahip müzisyenin kökenleri aslen İskoçya ve İrlanda’ya uzanmaktadır. 8 yaşında müzik ile tanışmış ve doğup büyüdüğü Los Angeles’ta bir çocuk grubunda yer almıştır. Kardeşi Finneas O’Connell’in o dönemlerde bir müzik grubunda solist olarak yer alması sebebi ile müziğe olan ilgisi daha da artmış, henüz 11 yaşında iken kendi müziklerini yapmaya başlamıştır. Eilish, Mart 2017’de yayınlanmaya başlayan 13 Reasons Why (Ölmek İçin On Üç Sebep) adlı dizinin 2. sezonu için ‘Bored’ adlı şarkıyı hazırlamış, James Bond serisinin son filmi için de ‘No time to die’ adlı şarkısını yayınlamış ve hayranlarından tam not almıştır. 2015’te yayınladığı 'Ocean Eyes' şarkısı 2020 itibari ile Spotify’da 200 milyon dinlenmeye ulaşan şarkıcı, 62. Grammy Ödülleri’nde 5 dalda ödül alarak tarihe geçmiştir.

Yüzyıllar öncesinden günümüze kadar birçok kadın müzisyen adını dünyaya duyurmuştur ve duyurmaya da devam etmektedir. Devamı gelecek olan bu yazı dizimizde, sayısız kadın müzisyenin başarı hikayesini sizinle paylaşmayı planlıyoruz. Üretken kadınların hak ettiği değeri bulması temennisi ile, tüm emekçi kadınların gününü kutlarız!

Yazımızı beğendiyseniz aşağıdaki sosyal medya butonlarından paylaşabilir, musiconline’ın yeni yazılarından anında haberdar olmak için de haftalık bültenimize abone olabilirsiniz.

Müzikle kalın! :)

Bilgi paylaştıkça çoğalır!