musiconline blog

hakkımızdaki gelişmeler & müziğe dair her şey blogumuzda!

Müzik ve Renkler

muzik-ve-renkler

Tarihin ilk çağlarından beri insanlar müzikle renkler arasında bir ilişkinin varlığına inanmıştır. İlk zamanlar bu düşünce sadece sanatsal açıdan kurulmuş ama zamanın ilerlemesiyle müzik ve renkler arasında ciddi yapı benzerlikleri keşfedilmiştir.

Notaların her birinin farklı tınılar ve karakterler içermesi gibi, renkler de benzer şekilde değişkendir ve birbirinden farklı karakterdedir. Örneğin mor renk, kesin bir yargıyla tanımlanamaz, bununla birlikte insanlar üzerindeki etkisi farklı olabilir ve değişkenlik gösterebilir. Bir müzik eseri de içerdiği müzikal öğelerle tıpkı renklerde olduğu gibi insanlar üzerinde farklı etkiler yaratabilir. Müziğin insanlar üzerindeki etkisine müzik, beden ve psikoloji ve müziğin beynimizde yarattığı etki blog yazılarımızda değinmiştik.

Müzik ve renk yapısının benzerliğine bir örnek olarak Newton, kırmızı, turuncu ve sarı renklerin sırasıyla Do, Re, Mi, majör ile ilişkili olduğunu öne sürmüştür. Buna karşılık Nikolai Rimsky-Korsakov, gün ışığının Do majörü temsil ettiğini öne sürmüş L. van Beethoven ise Si minörün siyah rengi temsil ettiğini savunmuştur. İlk renk ve ışık gösterimli org'un üretildiği geçen yüzyıldan beri renk ve müziğin birbirleriyle olan ilişkisi üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. Ancak bütün bu çalışmalar fiziksel temellere dayandırılamadığı için, öznel çalışmalar kalmış, kanıt niteliği olacak bir belge elde edilememiştir.

Kesin bir belge niteliği taşımasa da Harvard Müzik Sözlüğü’ne göre, sesler ve renkler arasında fiziksel ve psikolojik bir ilişki olması mümkün.
Bu sonuç uzun süre ve emek harcandıktan sonra orijinal müzik tonunun sekiz aralıklarla tekrarlanan oktav sisteminin renk tayfında karşılığının bulunmasından sonra ciddiyet kazandı.

Şöyle ki,
bu çalışmaya göre ışık ve ses dalga boyları arasında sabit bir katsayı bulunmakta. İlginçtir ki bu katsayı yedi renk ve orta oktavla başlayan yedi notanın oluşturduğu 5040 tane olasılığın içerisinden elde edildi ve tüm olasılıkları kapsıyordu. Bu katsayının ortalama değeri ise 1070 bulundu ve bu sonuca Foto Akustik Katsayısı adı verildi. Bu matematiksel işlemler bütününe göre, oktavlarla renk tonları arasında da doğrudan bir ilişki tespit edildi.
Sonuca göre renk tonları gibi oktavlar da müziğin tonlarını vermekte.
Kısaca 0'dan 7'ye kadar değişen oktav kodlarıyla; 7 rengin 0'dan 1'e kadar değişen parlaklık endeksi arasında logaritmik bir ilişki bulunmakta.
Bu ilişkinin bulunmasıyla müzik ve renk arasındaki bilimsel benzerlik de bulunmuş oldu ama henüz kanıtlanmış veya yasa halini almış değil.

Tüm bunların dışında müzik ve renk ilişkisine, diğer sahne sanatlarında da büyük önem verilmiştir. Örneğin renk, operalarda istenilen duygu atmosferini yaratmak için, sahne dekoru ve ışıklandırma içinde eserin müzikal öğeleri kadar etkili bir şekilde kullanılmıştır. Son yüzyılda da renkli ışıklandırma, sahne sanatlarında farklı şekillerde yer almaktadır.

Bilgi paylaştıkça çoğalır!